• 20 AĞU 17
    • 0

    BAŞ AĞRISI DEYİP GEÇMEYİN!

    Baş ağrısı toplumda en sık hekime başvuru şikâyeti olup, asla hafife alınmamalıdır. Baş ağrısı vücudun dışa yansıyan bir refleks cevap olup, doğru okunması ve uygun yaklaşımla tedavisi yapılmalıdır. Baş ağrısı şikâyeti dikkatli bir nörolojik muayene yapılmadan özellikle ağrının oluş sebebini araştırmadan yapılan tıbbı yaklaşımlar çok ciddi sakatlıklara ve ölümlere neden olan bir şikâyettir.

    Baş ağrıları iki grup altında incelenmektedir; Birincil baş ağrıları ( Migren, Gerilim ve Küme baş ağrıları v.b) ve İkincil baş ağrıları; Bu grup baş ağrıları daha tehlikeli olup önemli baş ağrısı nedenleridir. İkincil baş ağrıları; öncelikle erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ölüm veya ciddi kalıcı sakatlıklara neden olmaktadır.

    Beyin damar hastalıkları; Beyin kanamalarının en iyi bilinen ve en ölümcül olanı damar balonlaşmaları ve beyin damar yumaklarıdır.  Beyin damar balonlaşmasına bağlı baş ağrısı; genellikle enseden başlayıp sonra başın ön kesimine doğru yayılır. Bu hastalıklardaki baş ağrısı, beyin kanamasına neden olmadan erken teşhis ve tedavi edilirse hastalar ciddi nörolojik sakatlıklar veya ölüm riskinden korunabilir.

    Beyin tümörlerine bağlı görülen baş ağrıları da iyi bilinmesi gereken ağrı tipidir. Bu hastalıklardaki baş ağrısı başlangıçta kişiyi sabahları uykudan uyandıracak tarzda olup daha sonra günün ileri saatlerinde sürekli hale gelen niteliktedir. Beyin tümörlerine bağlı baş ağrılarını bulantı, kusma ve çift görme şikâyetleri izler. Beyin tümörlerindeki baş ağrıları yaygın ve devamlı olup, özellikle öksürme, ıkınma, hapşırma esnasında artarken, kusma ile geçici bir rahatlama olur.

    Yüksek tansiyon ve yaralanmalara bağlı beyin kanamaları sonrası ortaya çıkan baş ağrıları önemli ve tehlikelidir. Yüksek tansiyon iyi başarılı tedavi edilemezse küçük veya büyük beyin kanamalarına neden olabilir ki bu durum hastaları ölüm ve ağır sakatlıklarına neden olabilir. Bu çeşit beyin kanamalarda zamanında müdahale edilmezse ölüm ve kalıcı sakatlıklar kaçınılmazdır.

    Sinüzitlere bağlı baş ağrıları iyi bilinen ve hekimin öncü tanıları arasındadır. Sinüzitlere bağlı baş ağrısı başın ön kısmında daha selim bir ağrı şeklidir. Bu ağrılar günün ilerlemiş saatlerinde ortaya çıkar, özellikle nazal akıntı ve diğer şikâyetlerle birlikte görülür. Eğer sinüzitler uygun ve spesifik tedavileri yapılamazsa menenjit, beyin apsesi gibi çok daha ciddi ağır beyin hastalıklarına dönüşebilir.

    Trigeminal ve oksipital nevralji ağrıları; kranial sinirlerin hastalıklarına bağlı zonklayıcı ve nöbetlerle ortaya çıkan çok şiddetli bıçak saplanır gibi çok şiddetli ağrılardır. Bu ağrı daha çok tek taraflı ve nadiren iki taraflı olup bir ileri yaş hastalığıdır. Kadınlarda daha sık görülüp ve sol taraf yüz daha fazla etkilenir. Buradaki yüz ağrılarını karakteristik özelliği hastalar yemek yerken, soğuk- sıcak su içerken, konuşurken, dişini fırçalarken ortaya çıkar adeta elektrik çarpması tarzında olan çok şiddetli tek taraflı nöbetlerle gelen ağrılardır.

    Baş ağrısı için nelere dikkat edilmeli?

    1: Öncelikle kişinin hayatında daha önceleri hiç yaşamadığı çok şiddetli baş ağrısı ortaya çıkarsa, ağrı enseden başlayıp başın ön kısmına doğru yayılıyorsa vakit geçirmeden nörolojik bilimler hekimine başvurulmalıdır.

    2: Baş ağrısı özellikle bulantı, kusma ve çift görme gibi şikâyetlerle birlikte oluyorsa nörolojik bilimler hekimine başvurulmalıdır.

    3: İleri yaşlarda düşme veya yaralanma sonrası hafif kafa travması sonrası baş ağrısı olanlar zaman zaman bilinç bulanıklığı gösterenler nörolojik bilimler hekimine başvurmalıdır.

    4: Kendisinde sinüzit olduğunu bilen bir birey baş ağrılarının tipi ve yayılımı değiştiğinde nörolojik bilimler hekimine başvurmalıdır.

    5: Yüksek tansiyonu olduğu bilinen kişi verilen tansiyon düşürücü ilaçları düzenli kullanmalı ve kan basıncı normalleştirilmelidir.

    Leave a reply →